Anasayfa Zeynep Koru
06 | 09 | 2010
Zeynep Koru
Yazdır ePosta

FKHC: “Direnmek, Terörizm Değildir!” *

Zeynep KORU

6 Haziran 2010

“barutla savunuyorum ben kendi toprağımı
ben filistin’e dönüyorum
yumruğum havada
filistin’e özgürlük
israil dışarı” **

Toprakları işgal edilmiş, kendi yurdunda sürgün, abluka altında bir halk Filistinliler. Üç parçaya bölünmüş ülkeleri. Birleşmiş Milletlerin girişimiyle topraklarının bir kısmı (en verimli yüzde elli beşi), 1948’de İsrail Devleti tarafından işgal edildi. Siyonist devlet, toprakların diğer bir kısmını da 1967’de işgal etti. Geride yalnızca Gazze Şeridi ve Batı Şeria kaldı. Filistin Halkı, yıllardan beri süren kanlı saldırılarla işgal edilmiş yurtlarında zor koşullarda yaşamaya mahkûm edilirken, bir kısmı da çeşitli ülkelere göç etmek zorunda kaldı.

Devamını oku...
 
Yazdır ePosta

ŞAVAKLAR
“Demsala Dawî: Şewaxan / Son Mevsim: Şavaklar”

Zeynep KORU

28 Mayıs 2010

Kazım Öz, Kürt, Dersimli sinema yönetmeni. Kendisi 1990’lı yılların başında Yıldız Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü’ne girdi. Üniversite yıllarında, öğrenci hareketinde, daha özelde Kürt gençlik hareketinde yer aldı. 1980 sonrası öğrenci hareketinin yeni yeni canlandığı bu dönemi “Bahoz / Fırtına” filmiyle anlattı. O yılların deneyimlerini ve gözlemlerini bu filmle bize kazandırdı. Ben de aynı yıllarda öğrenci gençlik hareketinde yer aldığım için büyük bir heyecan duyarak gittim “Fırtına”ya. Çok beğendim. İnsanın kendi yaşadıklarının, gözlemlerinin, duygularının beyaz perdeye yansıması ayrı bir öneme sahiptir. Hele de aynı ideolojik düşün yapısıyla sunuluyorsa, o eserin değeri bin kat artar.  Sağ olsun, bize bunu sağlayan yine Kürt Sineması oldu.

Devamını oku...
 
Yazdır ePosta

Kirli İmge: “Serdar Ortaç”

Zeynep KORU

21 Mayıs 21010

“Çatal bu kez Serdar Ortaç'a
1999'da ‘Kürtçe klip çekeceğim’ diyen Ahmet Kaya'ya çatal fırlatan Serdar Ortaç, Hacettepe Üniversitesi'nde çatallı saldırıya uğradı.”

Bazı insanları hiç sevmezsiniz, hatta onu seveni de sevmezsiniz. Tüylerimizi diken diken eden Serdar Ortaç gibilerini mesela. Ahmet Kaya’ya bir ödül töreninde çatal fırlattı diye değil...

Devamını oku...
 

Hayatımıza Anlam Katan “Yeni”ler Birleşti: “Yeni Sinema Hareketi”

Zeynep KORU

14 Mayıs 2010

“Tek bir kişinin yaşadığı sıkıntılar karşısında birlikte hareket edilecek…”

Sonbahar, Fırtına, İki Dil Bir Bavul filmlerinden bir tanesini mutlaka izlemişsinizdir. Ruhumuzda yarattıkları etki çok kuvvetli olmuştur. Bu filmlerin yönetmenleri çok genç sinemacılardan oluşuyor. Hepsinin ilk filmleri ticari alanda başarı kazanamasa da belli bir seyirci kitlesi tarafından çok sevildi. Dertleri zaten popüler, sıradan, eğlencelik filmler yapmak olmadığı için ticari düşünüşle üretimde bulunmuyorlar. Filmlerini duyumsayan, tartışan, yorumlayan seyircinin olması kaygılarıyla hareket ediyorlar. İktidarın sınırları dışına çıkabilen, resmi söylemi aşabilen özgür seyirciler yaratmayı dert ediniyorlar. Seyirciyle etkileşim halinde olan, canlı, dinamik bir sanat ortamı yaratmayı istiyorlar.

Devamını oku...
 
Yazdır ePosta

Fikrimize Huzur Veren Yönetmen: Ken Loach

 

Zeynep KORU

 

5 Ekim 2008

 

Sosyalist dünya görüşünü benimseyen, hele de eylemini, yaşantısını sosyalizmin kurulmasına dair yönlendiren insanlar için Ken Loach’un filmleri bir başka anlam taşır. Sinema perdesinde de görmek isteyeceği gerçekliğin yönetmenidir o.

 

 

Doğaldır ki her insanın fikri, ruhu, her yeni günle yeniden üretilir, yeniden anlam kazanır. Yaşananlar, deneyimler, gelişen olaylar, okunan kitaplar, izlenilen filmler, dinlenilen müzik, edilen sohbetler, tartışmalar… Hepsi düşünceleri şekillendirir, yön verir.

 

 

Günümüzde sosyalist bir insanın düşünce dünyasını zenginleştireceği algıları o kadar azaldı ki. Yaşanan sosyalist deneyimlerin başarısızlığı genel bir umutsuzluk yarattı. Rüzgâr başka yönlerden eser oldu. Mumla aramaya başladık fikirlere huzur verecek yazarları, sanatçıları, yönetmenleri. Hele de iş sinema filmlerine gelince işimiz daha da zorlaştı. Sosyalist bakış açısını taşıyan bir yönetmenin koskoca sinema endüstrisinde yer bulması, filmlerinin kitlelerle buluşabilmesi imkansız gibi bir şey.

 

Devamını oku...
 
« BaşlatÖnceki12SonrakiSon »

Sayfa 1 > 2